|
KARAİSALI
Alpaslan YILMAZ
Kaymakam
KARAİSALI TARİHİ
Karaisalı tarihi ile ilgili olarak yapılacak değerlendirmeler, coğrafi ortaklık sebebi ile adana ve Tarsus içinde geçerlidir.ayrıca eski çağlarda Tarsus'un bir liman şehri ilçemizin ise art bölgesi olması çoğu zaman,idari ve siyasi yapılanmalarının da ortak olması sonucunu doğurmuştur.yaşamaya elverişli coğrafi yapısı ve yanı başımızdaki Toros geçitleri, hakimiyetin sık sık el değiştirmesini gerektirmiştir.
Yöremizin bilinen ilk sahibi Kzivatnalılar olup M.Ö.15. yüzyıl (M.Ö. 1450) ortalarında, Hititlere bağlı olarak ova ve çevresine hakim idiler. Tarsus gözlü kayada yapılan kazılar da bu bilgiyi teyit etmektedir.
Perslerin İran'dan gelerek, Anadolu'dan sonra balkanlara kadar uzanan istilaları sırasında Çukurova askeri bir dayanak noktası olmuştur. Makedonyalı İskender'in (M.Ö.334-323) Perslere karşı seferi esnasında kullandığı Çukurova'da,at yetiştiriciliğinin ileri düzeyde olduğunu,her türlü meyve ve tahıl türünün ekilmekte olduğunu (üzüm, susam, buğday, darı...) bu sefere katılan tarihçi Kyrus bildirmektedir. Persler her yıl düzenli olarak,ve Hz. Süleyman'ın da bölgemizden at satın aldığından Heredod söz etmekte, Karatepe kaynakları'da teyit etmektedir.
Yöremizde (M.Ö.1800-1200),Hititler, Kueliler M.Ö.1200-700),Asurlar(M.Ö.700-633) Klikyalılar (M.Ö.612-400),Pers(M.Ö.338-334),Çukurova korsanları (M.Ö.190-66, Romalılar M.Ö.190-M.S.395)venDoğu Roma (Bizans)sırası ile yerleştiler fakat hiçbiri yurt ve vatan gözüyle görmedi.Zengin kaynaklarını kullanıp yakıp yıktıktan sonra, tarihi devirlerini tamamlayarak çekildiler.
KARAİSALI'NIN TÜRKLEŞMESİ
M.S. sekizinci yüzyılda Abbasilerin Bizans'tan kopardığı Çukurova'da, orta Asya'dan getirilip Müslüman Araplara asker olan Türk gençleri sayesinde(kendi adlarına olmasa da)Anadolu'da ilk Türk varlığı yöremizde yer tutmuş,Abbasi halifesi memnun zamanında ise daha geniş çaplı göç hareketi ile Türkmenler yerleştirilmiştir.
Orta Asya'dan kalkıp İran ve Irak'a yerleşen(1040)büyük Selçuklu sultanı Alparslan'ın anayurt olarak seçtiği yurdumuz, Malazgirt(1071)zaferi ile Bizans'tan alınarak Türk yerleşimine sunuldu. Bu sırada Türk fetihlerinden rahatsız olarak,doğu Anadolu dan kalkıp Çukurova'ya yerleşen bir miktar ermeni, çevre ülkelerin üstünlükleri altında bir süre yaşadı.Anadolu Selçuklu(1075) devletinin kurucusu Süleyman şah bölgemize hakim olduysa da,bir süre sonra başlayan (1097) haçlı saldırıları ile elden çıkıp, önce haçlıların sonrada Ermenilerin elinde kaldı.
Orta Asya'an İran ve Anadolu'ya doğru gelişen Moğol(1243)istilası önünden kaçıp gelen Türk toplulukları, Anadolu'yu ve yöremizi geçek anlamda Türkleştirmişlerdir. bu çerçeveden olmak üzere Moğolları yenen tek Türk devleti olan memluklar, o sırada mısır ve Suriye'yi ellerinde bulunduruyor ve Antakya üzerinden Çukurova'ya, oğuzların üç ok kolundan ramazan oğullarını 1350'lerde girdiriyorlardı. böylece yöremiz memluk koruması altında ramazan oğulları idaresine girmiştir. ramazan beyin en sadık adamları; kusun, Karaisa, özer, gündüz, Kuştemur... idi
Karaisa beye ilçemiz kışlak, kızıldağ ve civarcıda yaylak olarak verildi.yavuz sultan selimin mısır seferi sebebiyle (1516) geçtiği Çukurova'da bulunan, ramazan oğulları ve beyleri memluklulardan ayrılıp, Osmanlı hakimiyetine geçtiler. (ramazan oğlu piri Mehmet paşa Adana'daki ulu cami yanında bir aş evi açıp, gelir olarak ta Karaisalı-kamışlı arasındaki yerleri vakfetmiştir.)
kanuni sultan Süleyman döneminde 1526 tarihli tapu tahrir defterlerinde kayıt altına alınan karansalı'nın, sosyal ve ekonomik durumu hakkında ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.Bu defterde(Mustafalı, Tekehacılı,Uçar,Murculu,Köşkerli,Toraşan, Çomaklı,Köçekli,Aşıksarılı,Diğerköpekli, Aldoshacılı, Nureddin, Yapakoğlu,Çömelek, lcik, Okudaşık, Alibeyli, Ulıkeçi, Turgutlu, Sarıçobanlı, Şeyhmehmedi, Kesik, Bayramlık, Mutanlı, Babasıoğlu, Albaşlı, Oruçbeyli, Keçili, Avcıhacılı, Bektaşlı, Botuklu, Yapallıoğlu, Araphasanlı, Şeyhhacıhalife, Kerceoğlanları, Karaisalı, Kenger, Kaşıkçılar, Salur, Karacaisalı, Kenekli, Heceli, İlhanlı, Turhanlı, Kesrici, Çomaklı, Kuli, Canikler, İkızanlı, Tırnak), isimli cemaat (obalar) ler yer almaktadır.
1500'lerde Osmanlı devletinin Karaisalı isimli, 73 obasında 1956 haneden oluşan bir kazası mevcut olup, ilk kaza merkezinin ise bugünkü hacılı köyünde olduğu bilinmektedir.ilçemizin bugünkü bulunduğu yerin adı, Bizans ve Ermeniler döneminde mitilini (midilli) olarak biliniyordu.16.yüzyıldan sonraki kaynaklarda ise çeçeli olarak geçmektedir. (çeç:harmanda buğdayın samanla karışık yığılı hali)
1600-1850 arasında Anadolu içleri ve Çukurova, Osmanlı devletinin yönetim zaafı nedeniyle (celali-aşiret isyanları)anarşi içinde kalır.1700lerde bu hengameye, aydından İçel e, oradan da Çukurova'ya Menemenci Bozdoğan Yörükleri gelerek katılır. böylece daha önce ramazan oğlu ve Karaisa beylerin kurduğu sosyal düzen tamamen bozulur. Karaisalı ismi kalsa da Menemenci Yörükleri yörede hakim olurlar. (İlçemizdeki muhtemel Menemenci köyleri ise; Fadıl, Söğütlü, Gökkuyu, Bozcalar,
Dorak, İncirgediği, Murtçukuru, Altınova, Kocaeveliler, Hacıaraplar, Kökaraplar, Güvenç, Kuzgun, Çakallı, Kuyucu, Başkıf, Ayakkıf, Saklı, Salbaş, Tapıçaylak, Kum deredir.)
1832-1839 arasında Mısır Valisi Mehmet Ali Paşanın oğlu İbrahim Paşa , isyan ettiği Osmanlı Devletinden Çukurova'yı almayı başarır. Fakat Karaisalı'da hakim olan menemencilere üstünlüğünü bir türlü kabul ettiremez.
Yöremizdeki anarşi (aşiret -dere bey kavgası -Menemenci) 1865 e kadar sürer. (Bu dönemde Fransa'nın Tarsus konsolosu aşiretlere silah vererek bu kavgaları körüklemektedir. Bunun sebebi de İngiltere'nin sömürgesi Hindistan dan elde ettiği pamuk (tekstil) üstünlüğünü; Çukurova'ya sahip olarak dengelemeyi hesap etmektedir.) 1865lerde Osmanlı devletinin gönderdiği, düzeni sağlamakla görevli (Kuvve-i İslahiye) kuvvetlerin Çukurova'ya gelmesi ve adana valisi derviş paşanın gayretleriyle göçebeler zorunlu yerleşime tabi tutulup, dere bey konumundaki menemenci beyleri sürgün edilip, anarşi sona erdirilir.
KURTULUŞ SAVAŞIN DA KARAİSALI'NIN YERİ
Yeni çağın en büyük dünya devleti olan Osmanlı imparatorluğu, çeşitli iç ve dış sebeplerin etkisiyle yakın çağda hızlı bir gerilemenin içine girdi. 19. Yüzyılda dağılma süreci başladı. 20. Yüzyılın başlarındaki birinci dünya savaşı yenilgisi ise bu sürece son noktayı koydu.
Savaş devam ederken düşmanlarımız kendi aralarında, ülkemizi bölüşmüşler; Çukurova'mız Fransa'nın payına düşmüştü. yenilginin ardından imzalanan, Mondros Ateşkes Antlaşmasının işgale izin veren maddelerinden de yararlanarak istilaya başlayan Fransızlar; Adana ve çevresinde yıllarca birlikte yaşadığımız ermeni lejyon erleri ile birlikte, Müslüman Türk halkına yapmadıkların bırakmadılar. Fakat bir süre sonra şanlı tarihe altın sayfalarla gececik olan direnişten habersizdiler.
Bütün bu insanlık dışı davranışları, Sivas'da bulunan Mustafa Kemal'e anlatmak üzere bir heyet yola çıkarıldı. bu heyete Mustafa Kemal Çukurova'da, Sivas kongresine bağlı olarak faaliyet gösterecek, direniş örgütleri kurularak, Karaisalı'da toplanacak büyük bir kuvvetle, Adana'nın düşmandan temizlenmesi direktiflerini vererek, gerekli görevlendirmeleri de yapar. Milli Mücadelenin liderinden bu emirleri alan heyet Sivas'tan kayseri ye geldiğinde, Ali Fuat Paşanın huzurunda, Mustafa Kemalin de bilgisi dahilinde yaptığı bir görev dağılımından sonra, Kayseri jandarma tabur komutanı Ali Ratıp Beyin, Sinan paşa ( Tekelioğlu) takma adıyla, batı Çukurova (Karaisalı'yı içine alacak ve merkez olacak şekilde) komutanlığına atanmasına karar verilir.
Böylece, ilçemiz düşman işgaline uğramamakla beraber;adana ovasındaki işgalden kaçanlara kucak açmış ve savaş esnasında da stratejik hareket noktası olmuştur.
15.11.1919 da Sinan paşa, Niğde de bulunan 11.tümenden gerekli silahları almak üzere kayseri den ayrılır. Yanındaki bir avuç kahramanla Çamardı ya, oradan da Fransız müfrezelerinin bulunduğu cevizli karakolunu basarak teslim alır.24Mart1920 de sahte bir baskınla kamışlı karakolu da teslim alınır. Koçak boğazı aşılıp Yeni köy,Sofulu karakolları düşürülür. 30 Mart da Karsantı da sevinç gösterileri ile karşılanan yiğitler 31 Mart da Hacılı'dan ilçe merkezine uğurlandılar.
Nisan 1920 de ellerinde Türk bayraklarıyla, Karapınar mevkiinden Karaisalı ye girerlerken, halk tarafından ayaklarına kurbanlar kesilerek karşılandılar.Vakit kaybetmeden çalışmalara girişilir.Önce ilçenin yeni mülki-idari yapılanması tamamlandıktan sonra,Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin şubesini ilçemizde kurulur.Artık Karaisalı civar bölgesine kurtuluş dağıtan bir merkez olmuştur.müftü hacı Mehmet Efendinin ruhları coşturan konuşmasından sonra, harekete geçen yiğitler 6 Nisan 1920 de Hacıkırı - Kuşçular karakolunu, 7 Nisan'da Kelebek&'i,10 Nisan da Belemedik'i, 11 Nisan da ise Kavaklıhan, düşmanın tanklarının da bulunduğu üstün silah ve asker gücüne rağmen büyük bir zaferle teslim alınır.
Çetin bir mücadele bu sefer Pozantı için verilir.yardım alacağını uman ve uzun süre direnen, binbaşı menin çepeçevre kuşatılıp, bir çok şehitler de verildikten sonra, Pozantı'yı terk etmek zorunda bırakılır.
26 Mayıs 1920 de kar boğazı savaşında,kara bomba müfrezesi ve diğer gönüllülerden oluşan 44 kahraman, yanında 1000 civarında askeri ile binbaşı menili (Fransız) esir aldıktan sonra Karaisalı ye getirirler. Fransızlara tattırılan bu hezimet, 28 Mayıs 1920 de T.B.M.M.'den 20 günlük bir ateşkes istemelerine sebep olur.
Sıra Adananın Fransız-Ermeni canilerinden temizlenmesine gelmişti. Karaisalı'nın Örücün Köyü üs haline getirildikten sonra, Fadıl ve Kurttepe de büyük fedakarlıklarla, tarihe geçecek destanlar yazan kahramanlar, Fransa gibi dünyanın güçlü bir ülkesini düzenli ordular olmaksızın mağlup etmeyi başarmışlardır.
Devam eden mücadelelerden sonra 5 Ocak 1922 de adana teslim alınır. Torosların bu yiğit evlatları her türlü teçhizata sahip olarak, üstün asker gücüyle saldıran düşmanlarını, atalarına yaraşır bir kahramanlıkla yenerek kovmuşlardır.
KAYNAKLAR
1.Ener, Kasım Tarih boyunca adana ovasına bir bakış.İstanbul 1986.
2.Ener, Kasım Çukurova kurtuluş savaşında adana cephesi.Ankara 1970
3.Toros, Taha Kurtuluş savaşında Çukurova.Ankara 2001 4.Sümer, Faruk Çukurova tarihine dair araştırmalar.Ankara 1964
5.Yurtsever,Cezmi Dünden bu güne Karaisalı (Kuva-i.Mil.şenlikler.konf.dizisi)Karaisalı tarihine ilişkin notlar.Karaisalı 2001
6.Şafak, Hasan ve Seyirci, Hüseyin Karaisalı tarihine ilişkin araştırmalar. Karaisalı 1986
İlçemizin Hasan Dağı'ndan kuşbakışı görünüşü
İlçemizin çeşitli açılardan görünüşü
Cumhuriyet Meydanı
|